Samsung ve Huawei gibi üreticilerin başlattığı katlanabilir telefon furyası tüm hızıyla devam ediyor. Hatta önümüzdeki aylarda Apple da iPhone Ultra'yla bu pazara giriş yapacak. Peki bu tür modellerin olumsuz tarafları var mı? Bu içeriğimizde ne kadar yenilikçi ve şık görünseler de bir katlanabilir telefon tercih etmemek için geçerli sebepleri inceleyeceğiz.
Katlanabilir Telefon Satın Almamak İçin 5 Neden Nedir?
Katlanabilir telefon satın almadan önce dikkat etmeniz gereken bazı detaylar var. Eğer bunları düşünmeden bu tür modellere yönelirseniz ileride hayal kırıklığı yaşayabilirsiniz. Bu nedenle aşağıda vereceğimiz detayları kesinlikle göz önünde bulundurmalısınız. Eğer bunlar size uymuyorsa sırf almak için katlanabilir telefon satın almamalısınız.
Ekran Katlanma İzi
Katlanabilir telefonların iç ekranında genellikle bir katlanma izi oluyor. Bu iz orta bölümde yani cihazın tam katlandığı noktada bulunuyor. Maalesef bu detay çoğu zaman rahatsız edici olabiliyor. Örneğin ekrana karşıdan baktığınızda bu izi pek fark etmiyorsunuz. Ancak yan açılardan baktığınızda fazlasıyla göze batıyor.
Sadece bunlarla sınırlı değil. Bu izi ekranda menü geçişi yaparken veya web sayfalarını kaydırırken parmağınızla da hissedebiliyorsunuz. Yani bir noktada sanki parmağınız bir çukura giriyormuş gibi bir his oluşabiliyor. Kısacası çok ince detaylara dikkat eden birisiyseniz bu katlanma izi sizi rahatsız edebilir.
Düşük Dayanıklılık
Katlanabilir telefonların bir diğer dezavantajı düşük dayanıklılık diyebiliriz. Bunu biraz daha açarsak dış ekranlar genellikle normal akıllı telefonlardaki gibi cam bir malzemeden üretiliyor. Yani dayanıklı. Ancak iç ekranlar yani asıl katlanmanın olduğu paneller camdan ziyade esnek bir malzemeye sahip.
Bu da doğal olarak bu tür ekranları çizilmelere ve darbelere karşı fazlasıyla savunmasız hale getiriyor. Buna bir örnek verirsek günümüzde normal akıllı telefonların ekranları çok dayanıklı olduğu için kolay kolay çizilip kırılmıyor. Ancak en basitinden katlanabilir telefonların esnek iç ekranı yabancı bir cisimle temas ettiği anda çok rahat zarar görebiliyor.
Yüksek Fiyat
Katlanabilen esnek yapıdaki ekran, özel tasarım menteşe ve karmaşık iç dizayn nedeniyle bu tür modellerin fiyatları normal akıllı telefonlara kıyasla çok daha pahalı oluyor. Burada bir örnek verecek olursak OPPO Find N6'nın 16 GB RAM ve 512 GB dahili depolama sunan versiyonu 161.999 TL'den satışta. Buna karşılık aynı depolama ve RAM özelliklerine sahip OPPO Find X9 Pro ise 86.399 TL'den satılıyor.
Yüksek Tamir Ücretleri
Satış fiyatlarının yüksek olmasının yanı sıra katlanabilir telefonların tamir ücretleri de oldukça yüksek. Daha önce de belirttiğimiz gibi katlanabilen esnek yapıdaki bu ekranlar çok pahalı. Bu nedenle arızalanma gibi durumlarda ekran değişim maliyeti neredeyse sıfır bir orta segment telefon fiyatını bulabiliyor.
Düşük Batarya Kapasiteleri
Katlanabilir telefonların karmaşık iç mekanizması nedeniyle batarya kapasiteleri genellikle çok yüksek olmuyor. Güncel amiral gemisi katlanabilir telefonları kontrol ettiğimizde Galaxy Z Fold 7'de 4.400 mAh ve OPPO Find N6'da ise 6.000 mAh'lik bataryaların kullanıldığını görüyoruz. Normal telefonlarda ise pil kapasiteleri 10.000 mAh'yi geçmeye başladı bile.
Buna ek olarak katlanabilir modeller büyük ekranları nedeniyle standart telefonlara göre çok daha fazla pil tüketiyor. Batarya kapasitelerinin daha düşük olduğunu da dikkate aldığımızda kullanıcıların gün içerisinde cihazlarını sık sık şarj etme ihtiyacı duyabileceğini söyleyebiliriz.
Editörün Yorumu
Ben de bir katlanabilir telefon kullanıcısıyım. Dürüst olmam gerekirse yazıda bahsettiğim çoğu problemi ben de yaşıyorum. Burada beni en çok rahatsız eden detaylar batarya ömrünün kısa olması ve ekrandaki katlanma izi diyebilirim. Bunu biraz daha açarsam, katlanabilir telefonumu bazen günde üç kez şarja takmak zorunda kalıyorum. Ekrandaki katlanma izi de özellikle dizi/film izlerken ve oyun oynarken beni çok rahatsız ediyor.
0 Yorumlar